Haber

Kılıçdaroğlu: Birinin masasına oturan hakimin kararı geçersizdir. Milletin vicdanında boştur”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bazıları hakim ve savcı cübbesini giyebilir, hiçbir değerleri yoktur. Hukuka ve vicdanına göre karar vermeyen hakim ve savcı değildir. Rol yapıyorlar. Hakimler, savcılar, tarih karar verecek, büyüklerimiz ne diyor, ‘Padişah sofrasında oturan âlimin fetvasına itibar edilmez’. O yüzden birilerinin masasına oturan hakim kararsızdır.Milletin vicdanı kararsızdır.Biz böyle bakarız, böyle değer veririz.Vicdani kanaat kalbimizde yaratanın sesidir.Yaradanın sesi yoksa yaratıcının sesidir. Kalbinde hakim aslında hakim değildir. Bütün bunları bilerek kararlılıkla ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Edeceğiz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Temel Atma Töreninde konuştu. açılışa; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, CHP’li belediye başkanları ve milletvekilleri de katıldı.

Ekrem İmamoğlu’nun konuşmasının ardından; “Güç” sloganlarıyla kürsüye çıkan CHP lideri şunları söyledi:

“Biz güzel bir aileyiz. Çünkü biz her ortamda ve her yerde demokrasiyi ve adaleti savunur, keyiften, başarıdan söz ederiz. Bir eksiğimiz varsa dayanışma içinde o eksikliği gidermeye çalışırız. Ayrım yapmayız. Vatandaşlar arasında.Görüşleri,kimlikleri,inançları ne olursa olsun ona hizmet etmeye çalışıyoruz.İç dünyasına,manevi dünyasına saygı duyuyoruz.Güzel bir şehirde yaşamasını istiyoruz.Çünkü o şehir onun şehri olduğu kadar bizim de. CHP ailesinin en büyük özelliği hesap vermekten çekinmeyiz, aksine bizi seçen halkımıza hesap vermeyi onurlu bir görev olarak kabul ederiz, doğal olarak düşünmeyenlerin hedefi oluruz. onlar hakkında çünkü onlar bunu düşünmüyorlar.

“HALA BUNU YAŞIYORLAR VE SALDIRIYA ÇALIŞIYORLAR”

Şehrin rant yarattığını hepimiz biliyoruz. Bir şehirde yaşıyorsanız, o şehrin bir kirası vardır. Ancak ailemizin asıl amacı kiranın başkasına değil o şehirde yaşayan insanlara ait olmasıdır. Bir kümelenme değil, bir ilgi odağı. Şehirde yaşayan tüm insanlara aittir. İstanbul’u böyle düşündüğünüzde şöyle derlerdi; ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi de kaybeder’ Hala sindiremediler, hala. Hala ‘İstanbul’u nasıl kaybettik’ acısını yaşıyor ve intikam almaya çalışıyorlar.

En ön sırada otururken bir yanda il başkanımız, diğer yanda büyükşehir belediye başkanımız var. Her ikisine de siyasi yasak getirmek istiyorlar.

“YARGIYI ETKİLİYORSANIZ, MECLİS’İ YENİYORSANIZ, DEMOKRASİYİ YENİDEN İNŞA ETMEK BİZİM GÖREVİMİZDİR”

Ekrem Lider konuşurken düşündüm ki… Neden, hangi vesileyle? Size akıllı bir ilişki anlatayım. Yalova Belediye Başkanımız aylardır burada göreve başlamadı. Bütün bu haksızlıkları biliyoruz. Herhalde bir eksiğimiz de haksızlıkları geniş kitlelere ulaştırma konusunda biraz çekingen olmamız. Belki de sana bunu söylemeliyiz. Her yerde, her ortamda anlatmak zorundayız. Biz ülkemizi seviyoruz. Güzel bir ülkede yaşıyoruz. Ancak bir ülkeyi yönetenler o ülkeyi yaşanmaz hale getiriyorsa bize büyük bir sorumluluk düşüyor; halkı aydınlatmak.

Sunucu arkadaşımız; Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” dedi. Ancak siz yargıyı etkiliyor, parlamentoyu etkisiz hale getiriyorsanız bize düşen görev demokrasiyi yeniden inşa etmektir. Tarihin bize yüklediği çok önemli bir sorumluluk var, aslında biz de bu sorumluluk çerçevesinde hareket ediyoruz.

Milletvekillerimiz hapse atıldı, milletin seçtiği milletvekilleri hapse atıldı ve bunun için çaba sarf ettik. Hepsi beraat etti ama biliyorum ki hala farklı düşünenlerin cezalandırılmak istendiği bir ortamda yaşıyoruz ve siz de şahitsiniz.

“BENİ ŞAŞIRTIYOR: BAŞARILI OLAN BİR ANLAYIŞ GÜCÜN BAŞINA NASIL OLABİLİR”

İstanbul’u kaybetmenin acısını hala yüreklerinde hissediyorlar. ‘İstanbul’u nasıl kaybettik?’ İstanbul’un kirasına doyamadılar. Beni şaşırtan şu: Bu kadar harama açgözlü olan bir anlayış nasıl güç kazanabilir? Aldırmaz.

Bu çabayı hep birlikte göstereceğiz. Nereden ve nasıl bir baskı gelirse gelsin birlikte yürüyeceğiz, dayanışma kültürü için yürüyeceğiz. Dikkatle vurguluyorum, kin ve öfke duymadan… Yapılan her haksızlık karşısında azim ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz, bu bizim temel görevimiz. Haksızlıkları düzeltmek için, kavga etmek için değil.

“BAŞKALARININ MASASINA OTURAN HAKİMİN KARARI GEÇERSİZDİR. MİLLETİN BİLİNCİNDE GEÇERSİZDİR”

Bazıları hakim cübbesi giyebilir, savcı cübbesi giyebilir, fark etmez. Hukukun üstünlüğüne ve vicdanına göre karar vermeyen kimse hakim veya savcı değildir. Onlar göstermelik hakim ve savcılardır, onlar hakkında tarih karar verecektir.

Büyüklerimiz ne der? ‘Padişah sofrasında oturan âlimin fetvasına itibar edilmez.’ Dolayısıyla birinin masasına oturan hakimin kararı kesin değildir. Milletin vicdanı kararsız. Biz böyle değerlendiriyoruz, böyle değerlendiriyoruz. Vicdani kanaat, kalbimizdeki yaratıcının sesidir, eğer yaratıcının kalbinde bir sesi yoksa, bir yargıç aslında bir yargıç değildir. Tüm bunları bilerek, azim ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.

“Kirayı paylaşamadıkları için 40 yıl çözemediler”

Asla umutsuz değiliz. Tüm baskılara rağmen gerçekten 11 büyükşehir belediyemizde ve diğer belediyelerimizde destanı yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. 24 saat dinlendiklerini ve 24 saat denetlendiklerini de çok iyi biliyoruz. Her zaman söylüyorum, kontrol edemezsin, dinlemezsen cimri olursun. Bizim Allah’tan başkasına veremeyeceğimiz hesabımız yoktur.

Ekrem başkan ’40 yıldır çözemediler’ dedi. Neden düzeltemediler? 40 yıldır kirayı paylaşamadıkları için çözemediler. Kirayı paylaşırlarsa sorun çözülür ama biz kirayı halka verince 40 yıllık bir sorun rahatlıkla çözülebilir. Dolayısıyla CHP ailesi sıradan bir parti değil. Biz hukukçuların dairelerinde kurulmuş bir parti değiliz, Milli Mücadele yıllarında Sivas Kongresi’nden başlayarak kurulmuş bir partiyiz. Vatanseverlik genlerimizde var. Hayatımızın her alanında halka karşı hesap verebilir olmayı onurlu bir görev olarak görürüz.

“SAVAŞIMIZ HAK, HUKUK VE ADALET MÜCADELESİDİR”

Eleştiri elbette gelecektir, her eleştiriyi saygıyla karşılarız. Hiçbir eleştiriden çekinmeyiz. Doğaldır, eleştiri hayatın akışı içinde gelebilir. Eleştiri geldiğinde bir eksiğimiz varsa eksiklerimizi tamamlar, hatamızı düzeltiriz. Bütün sorun eleştirinin ön yargısız ve iyi niyetle yapılması ve doğru bir eleştiri varsa başımıza gelmesidir. Bu kapsamda keyifli bir temel atma töreni gerçekleştireceğiz. Bizim mücadelemiz hak, hukuk ve adalet mücadelesidir. İnsanlığa her türlü katkıyı yapma çabasıdır. Mücadelemiz, hiçbir çocuğun aç yatmadığı, herkesin huzur içinde yaşadığı, sokaklarında özgürce dolaştığı bir Türkiye çabasıdır.

“BU ADALET MÜCADELESİNİ DİKKAT VE KARARLILIKLA SONUNA KADAR SÜRDÜRECEĞİZ, NE YAPARLARSA YAPMAYACAĞIZ”

Mücadelemiz hak ve adalet mücadelesidir. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar bu adalet mücadelesini sonuna kadar azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Tüm İstanbulluların bundan emin olmasını istiyorum. Bu çabaya en büyük katkıyı verecek olan da bu ülkenin gençleridir. İlk defa sandığa gidip oy kullanacak gençler sadece siyasi tarihimize değil dünya siyaset tarihine de çok güzel bir miras bırakacak ve diyecekler ki; ‘Oylarımızla otoriter bir yönetimi demokratik araçlarla değiştirdik’ diyecekler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu